Rakamlarla Bursa

Bursa, Orhan Bey tarafından fethedildiği zaman ancak 2 bin evlik bir kentti. Fetih sonunda kentte birçok sosyal tesis yapıldı. Özellikle Orta Asya´dan gelen göçler ile Bursa´nın nüfusu arttı. Ancak İstanbul’un fethiyle Bursa´daki bu gelişme durmuş, hatta gerilemiştir. Bursa´dan İstanbul´a birçok göç olmuştur. Örneğin Bursa´daki Ermeniler ve Yahudiler İstanbul´a çağrılmıştır. Bu dönemde Bursa´nın nüfusunda önemli bir azalma olmuştur. 1485 yılında Bursa´da yaklaşık 5 bin hane bulunur ki, bu 25 bin nüfus demektir. 1530 yılında ise Bursa´da 6.351 hane bulunmaktadır. Bu da yaklaşık 35 bin nüfus demektir.

Bursa Muradiye Külliyesi

Muradiye Külliyesi;Kültürpark’ın arkeoloji kapısının karşısında Çekirge Caddesi’nden ayrılıp sağa dönerek ilerlediğinizde Kaplıca Caddesi ile Hamzabey Caddesi’nin kesiştiği noktanın yakınında yer alır.Muradiye Külliyesi, Bursa’da Osmanlı Sultanları tarafından yaptırılan son külliyedir. Sultan 2. Murad tarafından 1425-1426 yılları arasında yaptırılmış ve içinde bulunduğu semte ismini vermiştir. Cami, medrese, hamam, darüşşifa ve türbeden oluşan “Muradiye Külliyesi” daha sonraki dönemlerde şehzadelerin de buraya defnedilmesiyle türbelerle dolmuştur. Dolayısıyla “bugün Muradiye deyince sadece cami ya da II. Murad Türbesi değil; türbelerin topluca bulunduğu bahçe ve çevresi, sonuçta koca bir mahalle” akla gelmektedir.Türbelerin 12’si bir bahçe (hazire) içinde, biri dışarıdadır. Ama bu türbelerin hiç biri II. Murad dönemi eseri değildir. En eskisi olan Hüma Hatun Türbesini, oğlu Fatih Sultan Mehmed yaptırmıştır. Ötekiler de (1451-1481), II.Bayezid (1481-1512), Kanuni (1520-1566) dönemlerinde yaptırılmıştır.Külliye, ilk dönem Osmanlı külliyelerinin en kutsal ve en romantik atmosferli mekânı olarak ziyaret edilmektedir. Bursa’nın en güzel yeşil ve sessiz köşelerinden biri olan Külliye’nin bahçesinde sergilenen Osmanlı mezar taşlarını da görebilirsiniz.Ölüm ile yaşamı, rüya ile hakikati, hüzün ile huzuru bir arada tadabileceğiniz, hissedebileceğiniz bu mistik mekânın bahçesinde yer alan çınarlar, serviler, çiçekler arasında hem bedenen hem de ruhen dinlenebilirsiniz.

En ‘havalı’ teleferik montajı başladı

EN ‘HAVALI’ TELEFERİK MONTAJI BAŞLADI
- BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ TARAFINDAN 50 YIL SONRA YENİLENEN TELEFERİK HATTINDA, AĞIRLIĞI 4,5 TONU BULAN DİREK VE MALZEMELER HELİKOPTERLE TAŞINARAK HAVADAN MONTE EDİLİYOR.

Atatürk ve Bursa

Atatürk, milli mücadelenin merkezi olan Ankara’yı başkent yapmış olmasına rağmen, daha çok Bursa’da olmayı arzu ederdi, Bursa’yı çok severdi. Nitekim Atatürk’ün en çok ziyaret ettiği illerin başında Bursa yer almaktadır.Atatürk, 1922 yılından ölümüne kadar Bursa’ya iş ve dinlenmek amacıyla 18 kez gelmiştir. Atatürk’ün Bursa’ya yaptığı gezilerden bazıları,bir toplumsal dönüşümün ortamını araştırmak veya bir ekonomik atılımı gerçekleştirmek amacına yöneliktir. Örneğin O’nun 17-29 Ekim 1922, 20-24 Ocak 1923, 31 Ağustos - 11 Eylül 1924 ve 22 Eylül-8 Ekim 1925 tarihli Bursa gezileri, çağdaş cumhuriyete geçişin toplumsal tepkilerini sınamak ve Türk devrimine yeni ivmeler kazandırmak amacı ile gerçekleşmiştir.

Atatürk’ün Birinci Gezisi: Ankara’dan yola çıkan Mustafa Kemal ve arkadaşları 17 Ekim 1922 Salı günü Bursa’ya teşrif etmiştir. İlk resmi karşılama Duaçınarı’nda yapıldı. Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa,batı cephesi kumandanı İsmet Paşa, Milli Savunma Bakanı Kazım Özalp, Bursa milletvekilleri,Vali Hacı Adil Arda ve Belediye Başkanı Muhtar Beylerle, öteki ilgililer, Mustafa Kemal Paşa’yı karşıladılar. Başkomutan’ın Bursa’ya ilk ayak basışı 21 atım top atışı ile selamlandı. Törenden sonra Mustafa Kemal Paşa hazır bulunanlara aynen şu söylevi verdi;“Sayın Bursa halkının hakkımızda göstermiş olduğu içten gösterilerden olağan üstü mutluyum.Bugün mutluluğunu duyduğumuz zaferi ulusumuzun kararlılık ve kutsal inanç ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Orduları’nın süngüleri kazanmıştır. Üzerinde başka türlü hiçbir güç, hiç baskı yoktur ve olmamıştır.

Sabiha Gökçen

2002 yılında kaybettiğimiz, Atatürk’ün manevi evladı Sabiha Gökçen 1913 yılında Bursa’da doğmuştur. 1935’te Türk Kuşu Havacılık Okulu ile Rusya’da Planörlük okulunu,1936’da Eskişehir Hava Okulu’nu bitirmiştir.1938’de tek başına uçağıyla Balkan ülkelerine ziyaretlerde bulunan Sabiha Gökçen, Atatürk ile ilgili anılarını “Atatürk’le Bir Ömür Böyle Geçti” adlı kitapta derlemiştir.

Devleti İkinci Kez Kuran Sultan

Sultan Çelebi Mehmed (1413-1421)

Sultan I. Bayezid ile Devlet Hatun’un oğlu olan Çelebi Mehmed, Osmanlı padişahlarının beşincisi ve fetret döneminde dağılan Osmanlı Devleti’nin ise ikinci kurucusudur. 1393 yılında Amasya Sancakbeyi oldu. Çelebi Mehmed, Ankara savaşından (1402) sonra parçalanan Osmanlı topraklarını yeniden biri dare altında birleştirmek için kardeşleri Süleyman,İsa ve Musa Çelebiler ile mücadele etti.

Böylece Osmanlı Devleti’ni karşılaştığı bu büyük bunalımdan kurtararak devletin birliğini sağlayan Çelebi Sultan Mehmed, ilk olarak yaşanan iç karışıklık döneminde elden çıkan toprakları geri almaya çalıştı.Çelebi Mehmed devrinin en önemli iç olayı Şeyh Bedreddin isyanıydı. İsyanı bastıran Çelebi Mehmed; aynı yıl Rumeli’de taht mücadelesine giren ve Düzmece Mustafa olarak da bilinen kardeşi Mustafa Çelebi´yi yenilgiye uğrattı.

Yıldırım I.Beyazid

Yıldırım (I.) Bayezid (1389-1403)

Sultan I. Murad ile Gülçiçek Hatun’un oğlu olan Yıldırım Bayezid; şehzadeliğinde Sultanönü/Eskişehir ve Germiyan/Kütahya bölgelerini yönetti. 1389 yılında sultan oldu. Germiyanoğlu Süleyman Şah’ın kızı Sultan Hatun ile siyasi bir evlilik yaptı. Anadolu’daki birçok beyliğin Osmanlıların eline geçmesini sağladı. Rumeli’de Haçlılar ile 1396 yılında Niğbolu Savaşı’nı yaptı ve kazandı.Arkalarına Timur’u alan Anadolu Beylikleri Sultan’a kafa tutunca Yıldırım Bayezid, Anadolu Beylikleri’ni kışkırtan Timur ile savaşı gerekli gördü.

28 Temmuz 1402 tarihinde Ankara yakınlarında yapılan savaşı, beyliklerin desteği ile Timur kazandı. Bu savaşta Timur’a tutsak olan Bayezid’in kendini zehirleyerek intihar ettiği iddia edilir(1403). Naaşı, Yıldırım Külliyesi’ndeki kendi adına yaptırılan türbesine defnedilmiştir.“Yıldırım” lakabını alan Bayezid, Bursa’da çok sayıda güzel yapılar yaptırarak Bursa’nın, devrinin en görkemli kenti konumuna gelmesini sağladı. Bursa’da Ulucami ile, Yıldırım semtindeki külliyesi içinde cami, hamam ile medrese yaptırdı. Ancak onun Bursa’daki en önemli yapıtı Darüşşifa adını taşıyan Osmanlı Devleti’nin ilk hastanesidir. Bugünkü Bursa Çarşısı’nın temelini oluşturan Bedesten de,Yıldırım Bayezid döneminde yapılmıştır.

Bursa’nın Zor Yılları

İşgal’den Kurtuluş’a Bursa

Osmanlı Devleti’nin yıkılmaya başladığı dönemde, Birinci Dünya Savaşı sonrasında Türkiye,İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmişti.Yunanlılar önce İzmir ve çevresini işgal ettiler;ardından, 2 Temmuz 1920 tarihinde Mustafakemalpaşa ve Karacabey’i ele geçirdiler. 6 Temmuz’da ise Gemlik, İngilizler tarafından işgal edildi.Bursa, Osmanlı döneminden sonra en büyük acıyı Yunan işgali ile yaşandı. 8 Temmuz 1920 tarihinde Yunanlar Bursa´yı işgal ettiklerinde Bursa’yı korumakla görevli askerler silah ve cephane yetersizliğinden fazla direnememişti.

Bu web sayfasında HTML5 ve CSS3 kullanılmıştır. | Copyright © 2012 FATİH TOPAL